İçeriğe geç
Dr. Adem Aydın

Doğal Güzellik

Hyalüronik asit dolgu ne kadar kalır, neden herkeste farklı?

Aynı dolgu bir kişide bir yılı aşkın kalırken başka birinde daha erken azalabiliyor. Ürün, bölge ve bağışıklık sisteminin bu farktaki rolüne birlikte bakıyoruz.

Yayın: · Yazan: Dr. Adem Aydın

“Dolgu ne kadar kalır?” muayenede en sık duyduğumuz sorulardan biri. Kısa cevap şu: ürüne, bölgeye ve kişiye göre aylar ile bir yılı aşan süreler arasında değişir. Uzun cevap ise daha ilginç, çünkü bu farkın bir kısmı doğrudan bizim vücudumuzla ilgili.

Dolgu vücutta nasıl yıkılır?

Hyalüronik asit, vücutta doğal olarak bulunan ve su tutan bir moleküldür. Dolgularda daha uzun süre kalması için moleküller birbirine kimyasal bağlarla bağlanır. Vücut bu yapıyı zamanla kendi enzimleri ve serbest radikaller aracılığıyla parçalar. Yani dolgunun kalıcılığı, ürünün yapısı ile vücudun bu yıkım hızının bir dengesidir.

Kalıcılığı etkileyen başlıca faktörler

  • Ürünün yapısı: Çapraz bağ yoğunluğu ve jelin kıvamı farklı ürünlerde farklıdır. Derin hacim için kullanılan yoğun ürünler genellikle daha uzun kalır.
  • Uygulama bölgesi: Dudak gibi sürekli hareket eden bölgelerde dolgu daha hızlı azalabilir. Daha az hareketli, derin yağ dokusu bölgelerinde ise beklenenden uzun kalabilir.
  • Uygulanan miktar ve teknik: Dolgunun hangi doku katmanına yerleştirildiği de önemlidir.

Görüntüleme çalışmaları da bu farkı destekliyor. Tek bir kişinin uzun süre izlendiği bir MR çalışmasında, yanak ve orta yüzün derin yağ bölmelerine uygulanan dolgunun 27. ayda hâlâ görülebildiği, çenedeki dolgunun ise 19. ayda neredeyse tamamen yıkıldığı bildirildi [1]. Tek bir olgu olduğu için genelleme yapılamaz; ancak “dolgu altı ayda gider” gibi genel kalıpların her zaman doğru olmadığını gösteriyor.

Bağışıklık sistemi ve sessiz inflamasyon

İşin fonksiyonel tıp tarafına gelince, dolguya yalnızca bir ürün olarak değil, vücutla etkileşen bir materyal olarak bakmak gerekiyor.

Yaşla birlikte vücutta düşük düzeyde ama sürekli devam eden bir inflamasyon tablosu gelişebilir; literatürde buna “inflammaging” deniyor. Bu sessiz inflamasyon UV ışığı, oksidatif stres, sigara ve hava kirliliği gibi etkenlerle beslenir. Kolajen ve elastinin yıkımını hızlandırır, cildin nem tutma kapasitesini azaltır [3]. Kısacası dolgunun yerleştiği zemin de yaşlanır ve değişir.

Bağışıklık sistemi dolguyla doğrudan da etkileşebilir. Viral enfeksiyon, grip benzeri hastalık ya da aşı sonrasında, aylar hatta yıllar önce yapılmış dolgunun bulunduğu bölgede gecikmiş şişlik ve kızarıklık gelişebildiği bildirilmiştir [2]. Bu tablolar nadirdir ve çoğu tedaviyle düzelir. Otoimmün hastalığı olan kişilerde dolgu kararının neden daha dikkatli verildiği de buradan anlaşılır.

Sessiz inflamasyonun dolgunun yıkım hızını doğrudan ne kadar değiştirdiği henüz net olarak ölçülmüş değil. Ama şunu biliyoruz: uyku, beslenme, stres yönetimi ve güneşten korunma cildin genel sağlığını etkiliyor. Bu yüzden estetik planı yaparken bu konuları da konuşuyoruz.

Sık sorulan sorular

Dolgu tamamen kaybolur mu?

Hyalüronik asit dolgu vücut tarafından zamanla yıkılan bir materyaldir; kalıcı değildir. Ne zaman tamamen yıkılacağı kişiye ve bölgeye göre değişir.

Dolgu yaptırdıktan sonra hasta olursam ne olur?

Çoğu kişide hiçbir şey olmaz. Nadiren dolgu bölgesinde şişlik ve kızarıklık gelişebilir [2]. Böyle bir durumda uygulamayı yapan hekime haber vermek gerekir.

Otoimmün hastalığım var, dolgu yaptırabilir miyim?

Bu, hastalığın türüne, aktivitesine ve kullandığınız ilaçlara bağlıdır. Karar ancak muayene ve ayrıntılı değerlendirmeyle verilebilir. Dolgu uygulamalarının genel bilgilerini Medikal Estetik sayfasında bulabilirsiniz.

Bu konuyla ilgili muayenehanedeki yaklaşım için: Medikal Estetik

Kaynaklar

  1. Master M, Roberts S. Long-term MRI Follow-up of Hyaluronic Acid Dermal Filler. Plastic and Reconstructive Surgery Global Open. 2022;10(4):e4252.
  2. Bhatia L, Al Rekabi S, Janovskienė A, et al. Systematic Review of Post-Viral Delayed Inflammation Associated with Hyaluronic Acid Dermal Fillers. Medicina. 2025;61(10):1764.
  3. Pająk J, Nowicka D, Szepietowski JC. Inflammaging and Immunosenescence as Part of Skin Aging: A Narrative Review. International Journal of Molecular Sciences. 2023;24(9):7784.

İlgili yazılar